Gıda güvenliği ancak sürdürülebilir kaynak kullanımıyla ve gıda atıklarının azaltılması ve ideal olarak ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilir.

Gıda güvenliği, gıda sektörü için en önemli kavramdır. Bu sistemlerin sertifikasyonu için eğitimler düzenlenmektir. Peki bu eğitimler nasıl düzenleniyor?
Gıda güvenliği, gıda sektörü için en önemli kavramdır. Üretim sürecinin tamamı ve ürünün tüketimine kadar geçen süre için oldukça önemlidir. Üretimde asgari kalite standartlarının sağlanabilmesi ve kalitenin sürdürülebilir olması için çeşitli standartlar geliştirilmiştir. Bu standartlarla, dünya üzerinde belirli normlar oluşturularak her zaman aynı kalitede ürün üretiminin yapılabilmesi sağlanmıştır. Özellikle 1980’lerden sonra hız kazanan kalite yönetim sistemleriyle gıda güvenliği yönetim sistemleri, gıda mühendisleri tarafından titizlikle uygulanması gereken bir zorunluluk haline gelmiştir.
Bu sistemlerin sertifikasyonu için çeşitli eğitimler düzenlenmektir. Lisans eğitimi sürecinde alınan mevcut derslerin yanı sıra bireyler bu tarz eğitimlere katılmakta ve haklı olarak sektörde çalışmaya kendini hazırlamak istemektedir. Diğer bir şekliyle hali hazırda içinde bulundukları iş hayatında, çağın gerektirdiği yenilikleri sorumlu oldukları tesislere uyarlamak ve işletmelerin belgelendirilmesini sağlamak için de yine bu eğitimlerden faydalanmaktadırlar.
Hızlı nüfus artışı, sanayileşme, plansız kentleşme ve doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı sonucunda çevre ve güvenilir gıdaya erişim sorunları günümüzde küresel bir tehdit oluşturmaktadır. Bu tehdit, sürdürülebilir kalkınma kavramının ortaya çıkmasına neden olmuş; ekonomik, ekolojik ve sosyal sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla tüm sektörler çözüm arayışı içine girmiştir. Gıda ürünün tarladan sofraya ulaşmasına kadar oluşan zincirin sürdürülebilir kalkınmadaki sorumluluğu da oldukça büyüktür. Önce NASA ve Avrupa Uzay Ajansı tarafından uzaya gönderilecek astronotların tüketeceği gıdaların üretilmesi için geliştirilen gıda güvenliği yönetim sistemleri daha sonrasında yeşil teknoloji, çevre dostu üretim, sürdürülebilir gıda, sürdürülebilir çevre vb. uygulamalarını arttırmak ve halk sağlığını korumak için gıda ürünleri ve üretim tesislerini denetlemek, asgari belirli bir standartta olduğunu gösterebilmek amacıyla dünya geneline yayılmıştır. Son yıllara kadar üreticiden tüketiciye kadar geçen süreçte ürünlerin özelliklerinin korunduğunu ve tüm aşamalarda hijyenin sağlandığını teyit eden başta 162 üye ülkenin oluşturduğu ISO (Uluslararası Standartlar Teşkilatı) sistemlerine daha sonra BRC, IFS, GLOBALGAP, GHP gibi sistemler eklenmiştir. Gıda üretim sistemlerinde bu sistemlerin varlığı uluslararası pazara giriş için vazgeçilmez öneme sahiptir.
Gıda güvenliği yönetim sistemlerinin yanı sıra Türkiye’de verilen gıda güvenliği yönetim sistemleri eğitimlerinin yeterliliğini sorgulamak gerekmektedir. ISO, BRC, IFS, GHP ve pek çok sertifikalı sistem eğitimi düzenleyen sayısız eğitimci ve kurumun varlığı sorunun temel noktasıdır. Sertifikaya kısa sürede cazip fiyatlarla aynı anda birçok sertifikaya sahip olma vaadiyle ya da formalite icabı yapılan sınavlar ile sertifikalandırılmak hiçbir şey kazandırmamaktadır. Alınan sertifikanın ulusal otoriteler tarafından geçerliliği, sertifikalandıran kurumun tescili ve uluslararası tanınırlığı, eğitimi veren kişinin de liyakati en önemli hususlardandır.
Gıda sektörünün işgücü gereksinimini karşılayan mesleki eğitim bir zincirin halkaları gibidir. Zincirin ilk halkasını akademik eğitim, diğer bir halkasını mühendisin belirli niteliklerini resmi olarak onaylayan sertifika, son halkasını da yaşam boyu öğrenme oluşturmaktadır. Bu zincirin halkaları ülkemizde kopuktur.
AGPAM’ın sizin için önerdiği çalışmaları okuyun.
AGPAM’ın çalışma alanlarını ve gerçekleştirdiği çalışmaları inceleyin.